Kapuzbaşı şelaleleri 500 m2’lik bir alan içerisinde 7 adet şelaleden ibaret doğa
çatlağından, kayalar arasından fışkıran, 30-76 m. yüksekliklerden çok büyük su
debisi ile dökülen, ayrıca yaz ve kış aylarında devamlı surette akan kaynak
şelaleleridir(17). Yahyalı’ya 76 km. mesafede Kapuzbaşı köyü sınırları
içerisinde yer almaktadır. Ensenin tepe adlı blok kayadan çıkan şelalelerin beşi
tepenin doğusunda, ikisi güneyinde yer almaktadır. 30-76 m. Arasında değişen
şelalelerin suları, Aladağ-Aksu suları ,ile birleşerek Zamantı Irmağına, oradan
da Seyhan Nehri’ne karışırlar.Çepeçevre bir orman içinden (V) şeklinde dar bir
vadiye akan, debisi son derece büyük olan sular gürültü ve ses ile birlikte
dehşetli bir manzara arzederler. Aladağ zirvelerinde bulunan kar ve buzulların
erimesiyle beslenen, yaz-kış suları hiç kesilmeyen şelalelerden doğudaki 3
şelale Takım şelale adını alırlar ve yükseklikleriyle tanınırlar.(Bkz.Ftğ.2)Elif
şelalesi ile yayvan ve dağınık olup çevresi mesire yeridir(Bkz.Ftğ.3)(18). Çıkış
ve birarada bulunma özellikleri itibariyle toplam debisi yaz aylarında saniyede
27500 litreye ulaşan ve deniz seviyesinden 700 m. Yükseklikte olan Kapuzbaşı
takım şelaleleri, çağlayan sularının sesi ve sütbeyaz rengi ile vahşi doğanın en
görkemli görüntüsünü ve karşı koyulmaz gücünü ortaya koymaktadır. Şelale
sularının boşaldığı vadi tabanında, ancak çok temiz sularda yaşayan kırmızı
fosfor benekli şelalelere özgü alabalıkları yaşamaktadır.
Kapuzbaşı
Åželaleleri > Elif Åželalesi
Çıkış ve birarada bulunma özellikleri itibariyle toplam debisi yaz aylarında saniyede 27500 litreye ulaşan ve deniz seviyesinden 700 m. Yükseklikte olan Kapuzbaşı takım şelaleleri, çağlayan sularının sesi ve sütbeyaz rengi ile vahşi doğanın en görkemli görüntüsünü ve karşı koyulmaz gücünü ortaya koymaktadır. Şelale sularının boşaldığı vadi tabanında, ancak çok temiz sularda yaşayan kırmızı fosfor benekli şelalelere özgü alabalıkları yaşamaktadır.
Kapuzbaşı
Åželaleleri > DerebaÄŸ Åželalesi
Yahyalıya 10 km. mesafede olup Derebağ Kasabası, Çağlayan Mahallesi sınırları içerisindedir. Yayvan akışlı kaynak çağlayanlardan olan Derebağ Şelalesi 15 m. yüksekliğindedir. İki mağara içinden çıkan temiz ve berrak kaynak suları daha sonra dar bir vadiden akarak Yahyalı’ya ulaşır. Çevresi piknik alanı olarak düzenlenmiştir.
Kapuzbaşı
Şelaleleri > Yeşilköy Şelalesi
Yeşilköy köyüne 3 km. mesafedeki ziyaret mevkilerinde bulunan şelaleler, Zamantı ırmağının iki yakasından akmakta olup Antalya-Düden şelalesinin benzeri niteliğindedir.Zamantı ırmağının üstünü kapatan tabi bir köprünün baş kısmında yer alan şelalelerin büyüğü 20 m., küçüğü 10 m. Yüksekliğindedir. Günün belirli saatlerinde dönüşümlü olarak çekilen ve geri gelen sularıyla halk arasında bir takım efsanelerin doğmasına yol açan Yeşilköy şelaleleri, turistlerin olduğu kadar son günlerde bilim adamlarının da uğrak yeri haline gelmiştir.
Yeşilköy Şelalesinin döküldüğü yer ile bu yerin biraz yukarısında doğal olarak meydana gelmiş iki adet doğal yer köprüsü mevcut olup bu yerlerde Zamantı ırmağı kaybolup tekrar ortaya çıkmaktadır. Oldukça ilginç tabi varlıklardır.
Kapuzbaşı
Şelaleleri > Yahyalı
İlçe, Orta Asya'dan Anadolu’ya gelen Türkler tarafından kurulmuştur. İlşk göç edenlerin önderliğini Seydi Ali ve Yahya Ali (Yahya Gazi) yapmışlardır. Seydi Ali’ye ait türbe Devlet Hastanesi bahçesinde, Yahya Gazi’ye ait türbe ise Ulu Camii önünde bulunmaktadır. Türbedeki kitabede geçen 1040 tarihi ilçenin en eski tarihi bilgisini vermektedir.
Yahyalı ilçesi, Erciyes Dağı'nın güney yönünde kalan Sultan Sazlığı'nı kuşatan düzlüklerin ve Sakız Dağı'nın doğuya bakan yamaçlarında bir vadi içinde kurulmuştur. İlçe, Kayseri ilinin güneyinde kurulmuş olup, kuzeyinde Develi, kuzeybatısında Yeşilhisar, güneyinde Adana'nın Aladağ, güneydoğusunda Adana’nın Feke, batısında Niğde’nin Çamardı ilçeleri ile çevrilidir.
1913 yılında Belediye teşkilatına kavuşan İlçe, o yıllarda Niğde’ye bağlı bir kasaba iken, Cumhuriyet döneminde Develi ilçesine bağlı bir nahiye durumuna gelmiş, 1954 yılında ilçe statüsüne kavuşmuştur.Yahyalı, Kayseri iline 107 km uzaklıkta olup; 12 mahalle, 28 köy ve 3 mezrası bulunmaktadır. İlçenin merkez alanı 1.604 km², denizden yüksekliği 1.210 m’dir.İlçe sınırları içerisinden geçen Zamantı ırmağı, Kapuzbaşı şelaleleri, Derebağ şelalesi ve ilçenin içerisinden akmakta olan Karaçay başlıca akarsulardır.
İlçede karasal iklim hüküm sürmekle birlikte, özellikle güneyinde rakımı düşük ormanlık bölgede Akdeniz iklimi hüküm sürer. İlçe'de yazları 30°C'yi bulan sıcaklık, kışları ise -20°C'lere kadar düşebilmektedir. Yıllık maksimum yağış ortalaması 500 mm’dir. Ovalık alanda bol miktarda elma bahçesi bulunmakta, ilçenin güney kısımları dağlık olmakla birlikte Adana sınırlarına yakın olan güneydoğusunda 11.674 hektar verimli 33.034 hektar bozuk olmak üzere 44.709 hektar ormanlık alan mevcuttur. Mera vasıflı arazi miktarı 558,4 hektardır.
2000 Yılı Nüfus Sayımı sonuçlarına göre merkez nüfusu 22.665, köylerin nüfusu 20.538 olup, toplam nüfus 43.203’tür. Yıllık nüfus artış hızı şehir merkezinde binde 10.52, köylerde ise -14.09 olup, toplamda ise -1.93 nüfus azalması görülmektedir.
İlçe doğal kaynaklar bakımından ülkemizin ender olan ilçelerinden biridir. Demir cevheri, altın karışımı, kurşun, gümüş karışımı çinko ve krom bakımından zengin ocaklara sahiptir. Mevcut yıllık üretim miktarı 2-2,5 milyon ton civarındadır. İlçenin görünür rezerv miktarı 20 milyon ton demir, 2 milyon ton çinko ve çinko karışımı kurşun rezervinin yanı sıra henüz rezerv miktarı tespit edilememiş zengin krom yataklarının bulunduğu bilinmektedir.
İlçede halıcılık en eski faaliyet olarak devam etmektedir. Ayrıca elmacılık, hayvancılık ve madenciliğe bağlı nakliyecilik başlıca ekonomik faaliyetleri teşkil etmektedir. Maden nakliyesi lokomotif sektör olarak gelişmiştir.
Aşırlık Kalesinde 1986'da tesadüfen çıkartılan İskender Lahiti Kayseri Müzesinde olup, Helenistik döneme (M.Ö. 330-30) aittir.Yahyalı Ulu Camii bahçesinde türbesi bulunan Yahya Gazi günümüze kadar gelen söylenti ve rivayetlere göre Yahyalı’nın kurucusu ve ilçeye adını veren kiÅŸidir  1075 yılında kurulan DaniÅŸmendoÄŸulları beyliÄŸi Sivas, Tokat, Niksar, Kayseri, Zamantı, Develi ve çevresine hakimdir. Yine bazı Avrupalı tarihçilerle beraber DoÄŸulu tarihçiler, Kayseri ile bütün o yörenin fethinin DaniÅŸmendliler’e nasip olduÄŸunu bildirirler. Â
Dev Ali (Devlibey) türbesinin kitabe tarihi 1094 olup YahyalıoÄŸullarıyla birlikte bölgeye gelen DevelioÄŸullarının bu tarihten önce yerleÅŸtikleri kesindir. Yahya Gazi , Seyid Ali, Benli Gazi gibi alp-eren önderlerden sonra Abdal İlyas, Dede Sultan, Akkoca Sultan, Hoca Ahmed gibi din büyükleri Yahyalı’nın temelinde harcı olan mübarek ÅŸahsiyetlerdendir. 1954 yılında ilçe olan Yahyalı halen Kayseri ili içinde Kayseri ve Develi’den sonra en büyük yerleÅŸim merkezidir. Â
Sultansazlığında yaşayan kuşların %95'i ekolojik olarak sulak sahalara bağlı su kuşlarıdır. Sultansazlığı Koruma Alanı’nda 212 kuş türü tespit edilmiştir. Bunlardan 110 tür kuş kış aylarını geçirmek üzere gelmektedirler. 75 tür yaz aylarında kuluçka olduktan sonra göç etmekte, 16 tür yerli olup, yaz ve kış rastlanmakta ve 11 tür ise yaz aylarında görülmekte, ancak kuluçkalanıp, kuluçkalanmadığı bilinmemektedir.
Â
Â
Â
İç Anadolu’nun bu bölümünde Sultansazlığı merkez olmak üzere 200 km yarı çaplı bir daire içerisinde başkada tatlı su eko sistemi bulunmaz. Sultan sazlığı eko sisteminin en yaygın vejetasyonunu sazlar, üç köşeler, kamışlar ve kındıralar oluşturur. Sazlar arasında bulunan küçük göller su tavukları, balıkçıllar, kaşıkçı kuşları ve ördeklerin barınma ve yuva yerleridir.
1971 yılında “Su Kuşları Koruma ve Üretme Sahası" olarak ayrılmış olan Sultansazlığı'nın kapladığı alan 17.200 hektardır. Bu alanının 3650 hektarı göl alanı, 5200 hektarı sazlık alan ve 8350 hektarı otluk alandır. Mevsimlere göre sazlığın alanı, 8000 ila 13000 hektar arasında değişmektedir.
Büyük kısmı sazlarla kaplıdır. Yer yer kamış, kafa otu ve kındım bulunur. Açık alanlarda nilüfer ve süsen görülür. Sahanın merkezine kadar görülmeyecek kadar çok, yüzen saz adacıkları vardır. Bunlar kuvvetli rüzgârla yer değiştirirler. Suyun azalmasıyla da alçalırlar.
Sultansazlığı Koruma Alanı sazlık, bataklık, çayırlık, tatlı ve tuzlu göllerden oluşmaktadır. Sultansazlığını oluşturan gölleri besleyen akarsular ; Çayırözü ve Soysallı yakınlarından geçen dereler, Kocahacılı ve Yerköy civarından kaynaklanan pınarlar, Kurbağa pınarı ve Ovaçiftlik köyü civarından geçen küçük derelerdir.
Â
Â
Â
Sultansazlığında yaşayan kuşların %95'i ekolojik olarak sulak sahalara bağlı su kuşlarıdır. Sultansazlığı Koruma Alanı’nda 212 kuş türü tespit edilmiştir. Bunlardan 110 tür kuş kış aylarını geçirmek üzere gelmektedir. 75 tür yaz aylarında kuluçka olduktan sonra göç etmekte, 16 tür yerli olup yaz ve kış rastlanmakta ve 11 tür ise yaz aylarında görülmekte, ancak kuluçkalanıp, kuluçkalanmadığı bilinmemektedir.
Yaz aylarında takriben 500.000 bireyin barınabildiği Sultansazlığı dünya ölçülerine göre 1. dereceden önem taşıyan bir bölgedir. Bunlar içerisinde, 10 bin adetle Angut, 40 bin adetle Flamingo ve 60 bin adetle Ördek ilk sıraları alır. Bunlardan başka; Pelikan, Karabatak, Dikkuyruk, Kılıç gaga, Turna, Kara Sumru, Balıkçıl ve diğer çok çeşitli kuşlar da parkı zenginleştirmektedir. Bu kuşlardan 80 tür burada kuluçkaya yatmaktadır.
Temmuz ayından itibaren sazların bir kısmı dam örtüsü, hasır ve hayvan yemi olarak kullanılmak üzere yöre halkı tarafından biçilmektedir. Saz kesimi özellikle kuluçka aylarının dışında aralık-mart ayları arasında yapılır. Sazların dik ve sık olanları kesilir ve yatıklar bırakılır. Bu nedenle yatık sazlara balıkçıl, kaşıkçı kuşları çeltikçi saz bülbülleri ile kara bataklar kolayca yuva yaparlar. Saz kesimi yapılan saha tatlı su eko sistemini %7’lik bir sahasını kaplar. Kontrollü saz kesimi sazların yenilenmesi yönünde ekosistem üzerine olumlu etki yapmakta ise de karabatak ve kaşıkçı gibi türler yuvalarını yüksek boylu sazlar üzerine yaptıkları için bazı yerlerde sazların mutlak korunması gerekir.
Sulak alanlarda organik besin madde üretimi ortalama 20 gr/m²'dir. Bu durum tarım alanlarında 6.5 gr/m² ılıman kuşak ormanlarında 12.9 gr/m² ve tropikal ormanlarda ise 20 gr/m²'dir. Sultansazlığı’ndaki organik besin madde oluşumu tropik ormanlardaki oluşuma eşittir. Bu nedenle sağlıklı ve dengeli bir düzen içerisinde organik besin oluşması çok fazla sayıda ve türde kuşların barınabilmesine olanak sağlamaktadır. Bu ekosistem içerisindeki göllerde küçük balık türleri ve omurgasız kuşların başlıca gıdasını teşkil eder. Balık türlerinden gambusia affinis ayrıca büyük oranda sivrisineklerle geçindiği için biyolojik savaştaki önemi nedeniyle bu sularda korunmayı gerektirir.
Uzmanlar, burada çok sayıda ve zengin türde kuşların bulunmasını, bir tropikal ormandan daha fazla organik madde üretimine bağlamaktadırlar. Zengin besin kaynakları yönünden, ülkemizin sayılı parkı durumuna gelen Sultan Sazlığı, koruma altına alındıktan sonra, daha çok yabancı uzmanların ve kuş meraklılarının ilgisini çekmeye başlamıştır.
Kapuzbaşı
Şelaleleri > Yeşilköy Şelalesi
Hacer Ormanı, Aladağlar Milli Parkı sınırları içerisinde yer alan, dik yamaçlardan oluşan bir vadiyi saran el değmemiş sık ağaçlarla kaplı ülkemizin en iyi post ormanıdır. Oldukça yoğun gözlenen yaban hayatı ve sunduğu görsel zenginlik ile macera tutkunları ve turistler için oldukça cezbedici bir tabiat harikasıdır.
Â
Â
Â
Türkiye'nin en iyi post ormanı
Türkiye’nin en güzel peyzaj alanı olarak nitelendirilen Aladağlar Milli Parkı içinde Kapuzbaşı Şelaleleri'ne yakın bölge olarak turizm yönünden birbiriyle bağlantılı sayılabilecek kesimlerinden biri, dağın doğu kısmındaki Hacer Vadisi'dir. Vadide yer alan ve aynı isimle bilinen orman, Türkiye’nin en iyi post ormanı özelliği taşımaktadır. Hacer Vadisi, yukarı kesimlerinde geçmiş jeolojik dönemlerde buzulların yerleştiği bir "tekne vadi" özelliğindedir.
Etrafı çok dik yamaçlardan oluşmuş, Yedigöller’e giriş ve çıkışın gerçekleştirildiği, yaban hayatının var olması ve helikopter iniş pistinin bulunması Hacer Ormanı’nı önemli kılan faktörlerdendir. Burası İç Anadolu Bölgesi'ne doğru sokulan sağlıklı bir orman alanıdır.
Â
Â
Â
Bölgedeki dağ yürüyüşlerinde (trekking) ana rota
Aladağlar'da yapılan dağ yürüyüşlerinde (trekking) ana rota olarak kullanılan Hacer Vadisi'nin yaz mevsimindeki diğer konukları ise çevredeki köylerde yaşayanlardır. Yakın civarda yaşayan köylüler vadinin yukarı kesimlerini yaz sıcaklarında yayla olarak kullanmaktadırlar.
Kayseri’nin Yahyalı ilçesi Ulupınar köyünün sınırları içerisinde yer alan ve deniz seviyesinden 2200 metre yükseklikte bulunan Hacer Ormanı’nı kuzey ve güneyden son derece dik ve yüksekliği 3000 metrenin üzerinde genç buzul kayalıkları çevirir. Çok dik ve genç buzul kayalıklarının arasında oluşan basamak katlarda yaban keçileri yaşarlar. Hacer Ormanı’nda bulunan dört su kaynağından en önemlisi, orman merkezinde bulunan ve çevresi kamp alanı olarak değerlendirilen Soğuk Pınar’dır. 2750 hektar bir alana sahip Hacer Ormanı’nın florasını; göknar, meşe, sedir, ardıç, gürgen, titrek kavak ve karaçam oluşturmaktadır.
Doğa tutkunları için trekking, mağaracılık ve dağcılık gibi outdoor sporlarında ilgi çeken merkezlerden biri haline gelen Hacer Ormanı ve Hacer Vadisi, yeşilin binbir tonunun hakim olduğu eşsiz ormanları ve jeolojik yapısı ile Aladağlar'a bahşedilmiş yakut bir gerdanlık gibidir. Mağaralar
Hacer Vadisi ve Hacer Ormanı’nda hala keşfedilmeyi bekleyen veya bilinen birçok mağara bulunmaktadır. Bilinenlerin en önemlisi Ulupınar köylüsü tarafından "doğal soğuk hava deposu" olarak kullanılan Toprak Taş Mağarası ve sarkıtlarıyla ilgi çeken Büyükdik Mağarası'dır.
Zamantı Vadisi;
Zamantı Irmağı’nın taşındığı vadi olup, ilçe hudutları içerisindeki uzunluğu 50 km.’dir. Vadi içerisinde bulunan Yeşilköy köyü ile Büyükçakır arası ‘Rafting’ için bulunmaz bir alandır.
Bu alan AUTDOOR Spor, serüven ve hobi dergisinin 1997 yılı Ocak sayısında; Bakir suda beş çılgın, kah durgun, kah çılgın sularıyla ‘Rafting’ için yepyeni bir imkan olan Zamantı Irmağında; sanki ragting yapmıyoruz da, 20. Yüzyıl sonunda ‘SADABAD’da geziyoruz...’ diyerek Zamantı Vadisi’nin bu spor dalı için ne kadar elverişli olduğu vurgulanmış olmaktadır.
Ayrıca Zamantı Irmağı üzerinde 4-5 ve 6. derece zorluğunda çok sayıda parkurun bulunduğu ifade edilmektedir. Yine Zamantı Vadisi içerisinde 10 km.’lik çok dik yamaçlarla çevrili bir alanda mevcut olup, bu alan ‘Doğa Yürüyüşü’ yapmak için çok uygundur.
Zamantı Vadisinde Nisan-Mayıs aylarında 150-250 m. mesafelerden düşen en az 10 adet şelale oluşur ve Zamantı Nehri’ne dökülür. Ancak zamanla bu şelalelerin suyu çekilir. Zamantı Kanyonu;
aklaşık olarak 10 km. uzunluğunda, Zebil Şelalesini de içine alan bir bölgedir. Bir Alman televizyonu tarafından hazırlanan belgeselde bu kanyon için ‘Grand Kanyonu’nu görmek için Amerikalara gitmeye ne hacet’ deniliyor.
Uzun yayladan çıkan Zamantı Irmağı, Alma dağının batı eteklerinden korkunç girdapları hatırlatan bir vadiden geçer. İşte bu korkunç girdapları hatırlatan vadi ‘Zamantı Kanyonu’dur.